Sık karın ağrısı, uyku problemleri, aşırı mükemmeliyetçilik veya sürekli "ya olursa" sorusu, çocuklarda kaygının bedene ve düşünceye yansıyan işaretleri olabilir. Kaygılı bir çocuğu sakinleştirmenin en zayıf yolu "korkacak bir şey yok" demektir; çünkü çocuk için korku gerçektir.
Ailenin rolü, kaygıyı yok saymak değil, duyguyu adlandırmasına yardım etmek ve küçük, yönetilebilir adımlarla korkulan durumla yüzleşmesini desteklemektir. Ebeveynin kendi kaygısını çocuğa aktarmaması da bu süreçte belirleyicidir.
Kaygı belirtileri haftalar süren biçimde günlük işlevselliği (okula gitmek, arkadaş kurmak, uyumak) belirgin şekilde etkiliyorsa, bir uzman değerlendirmesi çocuğun kaygıyla baş etme becerilerini yapılandırılmış biçimde geliştirmesine yardımcı olur.
Bu konuyla ilgili çocuğunuz için bir değerlendirme ya da bilgi almak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.
💬 WhatsApp'tan YazınÇünkü çocuk için korku gerçektir; bu ifade duygusunu geçersiz kılar. Bunun yerine duyguyu adlandırmasına yardımcı olmak daha etkili bir yaklaşımdır.
Hayır, kaçınma kaygıyı pekiştirir; küçük, yönetilebilir adımlarla korkulan durumla kademeli yüzleşmesini desteklemek daha sağlıklı bir baş etme becerisi kazandırır.
Belirtiler haftalar süren biçimde okula gitme, arkadaş kurma veya uyku gibi günlük işlevleri belirgin şekilde etkiliyorsa, yapılandırılmış bir destek süreci faydalı olur.