Çocuklar zorlayıcı veya travmatik bir deneyim yaşadıklarında, bunu kelimelerle anlatmak yerine çoğunlukla oyunları aracılığıyla ifade ederler; çünkü oyun onlar için en doğal iletişim biçimidir.
Travma sonrası oyunlarda sıkça görülen bir örüntü, aynı sahnenin veya temanın tekrar tekrar, neredeyse değişmeden yeniden canlandırılmasıdır; buna "tekrarlayıcı oyun" denir.
Sıradan hayal gücü oyunundan farklı olarak, tekrarlayıcı travma oyunu genellikle rahatlama getirmez; çocuk oyunu bitirdiğinde daha sakin değil, aynı ya da daha gergin görünebilir.
Bazı çocuklar olayı doğrudan canlandırmak yerine, sembolik nesneler üzerinden, örneğin bir kazayı arabalarla veya bir tartışmayı oyuncak figürlerle, dolaylı biçimde yeniden yaşayabilir.
Oyunda ani donma anları, belirli bir noktada tekrar tekrar takılıp kalma veya oyunun aniden yarıda kesilmesi, çocuğun o anıya yaklaştığında aşırı yüklenmiş olabileceğinin işaretidir.
Bazı çocuklarda ise tam tersi bir tepki görülür: olayla ilgili hiçbir şeyi oyuna yansıtmazlar, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranırlar; bu da bir tür koruyucu kaçınmadır.
Oyun terapisinde amaç, çocuğu olayı "doğru" şekilde anlatmaya zorlamak değil, güvenli bir ortamda kendi hızında ve kendi sembolleriyle bu deneyimi işlemesine izin vermektir.
Terapist, tekrarlayan oyunu izlerken müdahale etmeden önce gözlemler; çünkü bazen tekrarın kendisi, çocuğun kontrolü yeniden ele geçirme çabasının bir parçasıdır.
Zamanla, doğru terapötik destekle, tekrarlayan oyun genellikle evrim geçirir: sahne aynı kalsa da sonuç değişmeye başlar, çocuk oyunda daha fazla kontrol ve çözüm arayışı gösterir.
Bu değişim, oyunun artık sadece bir yeniden yaşama değil, bir işleme ve baş etme aracına dönüştüğünün bir göstergesi olarak değerlendirilir.
Kum havuzu, kuklalar veya küçük figürler gibi materyaller, çocuğun doğrudan sözle anlatamayacağı deneyimleri sembolik mesafe koyarak ifade etmesine imkan tanıdığı için bu süreçte sıkça tercih edilir.
Ebeveynlerin evde bu tür tekrarlayan oyunları fark ettiğinde yapması gereken, oyunu durdurmak veya "artık bundan bahsetme" demek değil, sakin bir gözlemci olarak yanında bulunmaktır.
Eğer tekrarlayan oyun haftalar sonra da aynı yoğunlukla devam ediyor, çocuğun günlük işlevselliğini (uyku, iştah, sosyal ilişkiler) belirgin biçimde etkiliyorsa, uzman desteği almak önemlidir.
Travma sonrası oyun terapisi süreci genellikle aşamalıdır: önce güven ve güvenlik hissi inşa edilir, ardından deneyimin işlenmesine, en son da yeni baş etme becerilerinin geliştirilmesine odaklanılır.
Aile katılımı bu süreçte kritik önemdedir; çünkü çocuğun evdeki güvenlik hissi, terapi odasında başlayan iyileşmenin günlük hayata taşınmasını doğrudan destekler.
Bazı aileler, çocuğun travmatik bir olayı oyununda tekrar tekrar canlandırdığını fark ettiğinde bunu engellemeye çalışır; oysa bu tür bir müdahale, çocuğun kendi işleme sürecini kesintiye uğratabilir.
Terapötik oyun ortamında kullanılan malzemelerin çeşitliliği (hayvan figürleri, aile kuklaları, araçlar) çocuğun olayı farklı sembolik açılardan ifade edebilmesine imkan tanır.
Travma sonrası dönemde çocuğun uyku düzeninde, iştahında veya okul performansında görülen dalgalanmalar da, oyun davranışlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken önemli ek göstergelerdir.
Zamanla iyileşme sürecinde ailelerin sabırlı kalması önemlidir; travma sonrası toparlanma doğrusal ilerlemez, bazı dönemlerde belirtiler azalırken bazı dönemlerde geçici olarak yeniden artabilir.
Terapi Oyunu'nda travma sonrası süreçlerde, çocuğun kendi hızında ilerlemesine imkan tanıyan, aile katılımıyla desteklenen bir oyun terapisi yaklaşımı uyguluyoruz.
Çocuğunuzun zorlayıcı bir deneyimi işlemesine destek olmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.
💬 WhatsApp'tan YazınHayır, çocukların ilgi çekici bir oyunu tekrar tekrar oynaması gelişimsel olarak normaldir; asıl dikkat çeken nokta, oyunun rahatlama yerine gerginlik bırakması ve belirli bir olay veya temaya sabitlenmesidir.
Oyunu durdurmaya çalışmak yerine sakin bir gözlemci olarak yanında bulunun; çocuğu olayı "doğru" anlatmaya zorlamayın, kendi sembolleriyle ifade etmesine izin verin.
Tekrarlayan oyun haftalar sonra da aynı yoğunlukla sürüyorsa, uyku ve iştah gibi günlük işlevleri etkiliyorsa veya çocuk giderek daha gergin görünüyorsa bir oyun terapisti ile görüşmek faydalı olur.
Süre çocuğun yaşadığı deneyime ve bireysel sürecine göre değişir; genel bir sayı vermek yerine, ilerlemeyi düzenli değerlendirmelerle takip ederek süreci aileyle birlikte şekillendiriyoruz.